Kayıtlar

Mart, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

HALETİ RUHİYE - 3

"Tanıdığım en güzel insanlar, yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi ve kaybı yaşamış olan  ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş insanlardır. Bu kişiler yaşama karşı geliştirdikleri kendine has takdir, direniş, duyarlılık ve anlayışla; şefkat, nezaket, bilgelik ve derin sevgiden kaynaklanan bir  ilgi ve sorumlulukla doludurlar. Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar; onlar oluşurlar."                                                                                                                                                        ...

HALETİ RUHİYE - 2

      Gün ışığı yavaş yavaş yükseliyor karşıdaki tepenin ardından. Hava soğuk. Sokaklar boş. Yağmur küçük damlalar halinde ve alabildiğine nazlı düşüyor yere bir Cumartesi sabahında. Elinden gelse havada asılı kalacak sanki. Bir kasvet var havada. İçimdeki mi dışarı vuruyor, dışardaki mi beni içine çekiyor bilemiyorum. Nedir bendeki bu hal. Sığamıyorum kabıma, ruhum bedenimden taşmaya çalışıyor adeta. Ruhum bedenimde hapis. Kurtulmak istercesine çırpınıyor.       Yola çıkıyorum. Yüzleri asık ve yetişme telaşındaki insanları görüyorum. Nereye yetişmeye çalışıyor bu mutsuz insanlar. Mutluluğu bulmanın telaşında olabilirler mi? İnsan mutluluğu ararken asık suratlı olmaz lakin. Güzeli arayan neden üzülsün? O halde neden böyleler o insanlar. Ne aradıklarını bilmiyorlar belki de. Sebebini bilmiyorlar, benim gibi, kendilerindeki bu halin.  İnsan bir muamma, ne soğuğu sever, ne sıcağı. İllaki ılık olacak. Çok çalışsa sıkılır, çok dinlense sıkılır. Ne...

HALETİ RUHİYE - 1

  Hava soğuk, bir ürperti var içimde. Bilmiyorum rüzgar mı içimi titreten yoksa yalnızlık mı.  Kalabalıklara karışıyorum, yalnızlığımı bastırmak için, unutmak için. Topluluklarda kaybolmak mıdır bunun devası derken, tam o esnada tanıdık bir koku vuruyor genzime. Isıtıyor içimi. Bakıyorum sağıma soluma. Koku bilindik, bizden, lakin suretler alabildiğine düşman, ben alabildiğine yalnızım. Dostu hatırlatıyor bana, dostluğu.. Her bakışta eriyor ümitlerim. Her bakış bir hüsran. İnsan denen nesne bu mu? Aciz mi bu kadar? İlk fırtınada yıkılacak, derme çatma bir gecekonduyum adeta. Hangi fırtına merhamet eder böyle bir nesneye. Fırtınalar acımasızdır, eser alabildiğine, bakmaz elbette ne olup bittiğine. Onun görevidir esmek ha esmek. İnsanın görevi nedir peki? Yıkılmak ve doğrulmak.. Sonra tekrar ve tekrar etmek bu döngüyü. Ta ki    nefes tükenene kadar. İnsanı güçlendiren bu belki de. Yıkılmak.. Zaaflarını görmek ve yıkılmayacak şekilde yeniden inşa etmek kendini. Sonra um...