HALETİ RUHİYE - 1
Hava soğuk, bir ürperti var içimde. Bilmiyorum rüzgar mı içimi titreten yoksa yalnızlık mı. Kalabalıklara karışıyorum, yalnızlığımı bastırmak için, unutmak için. Topluluklarda kaybolmak mıdır bunun devası derken, tam o esnada tanıdık bir koku vuruyor genzime. Isıtıyor içimi. Bakıyorum sağıma soluma. Koku bilindik, bizden, lakin suretler alabildiğine düşman, ben alabildiğine yalnızım. Dostu hatırlatıyor bana, dostluğu.. Her bakışta eriyor ümitlerim. Her bakış bir hüsran. İnsan denen nesne bu mu? Aciz mi bu kadar? İlk fırtınada yıkılacak, derme çatma bir gecekonduyum adeta. Hangi fırtına merhamet eder böyle bir nesneye. Fırtınalar acımasızdır, eser alabildiğine, bakmaz elbette ne olup bittiğine. Onun görevidir esmek ha esmek. İnsanın görevi nedir peki? Yıkılmak ve doğrulmak.. Sonra tekrar ve tekrar etmek bu döngüyü. Ta ki nefes tükenene kadar. İnsanı güçlendiren bu belki de. Yıkılmak.. Zaaflarını görmek ve yıkılmayacak şekilde yeniden inşa etmek kendini. Sonra ummadığı bir yerden yine yıkılmak ve vazgeçmemek. Dostları olmalı insanın lakin ayağa kalkarken. Onlara tutunmalı ve doğrulmalı. Onlarla inşiraha kavuşmalı. Onlarda aradığı cennetini görmeli ve ümide sarılmalı yeniden. Nerede o dostlar. Hangi diyardalar. El ver bize dost. Ta ki doğrulalım yeniden. Dikilelim yıkılmamacasına yeniden..
17.MART.2023
Yorumlar
Yorum Gönder