Vicdan Zorbalığa Karşı
“Yüreği yılmadan düşen, dizleri üstünde savaşır der Seneca. Ölüm tehlikesi karşısında kılı kıpırdamayan, can verirken düşmanına yiğitçe yukarıdan bakan, bize değil talihe alt olmuştur; yenilmiş değil öldürülmüştür. En yiğit kişiler en mutsuz insanlardır kimi zaman…” Stefan Zweig’ın Vicdan Zorbalığa Karşı kitabı Montaigne’e ait bu sözlerle başlıyor. Montaigne’in de hayatta olduğu bir dönemde, Reform hareketleri yeni başlamış, Luther ve arkadaşları Katolik kilisesinin ve engizisyon mahkemelerinin yaptığı zulümlere bayrak açmışlardır. Ancak içlerinden birisi Calvin bu defa Protestanlık uğruna aynı işkenceleri ve cinayetleri işlemeye başlamıştır. Zweig bu eserinde, Calvin’e karşı durabilmiş, fikrin namusunu korumak için hayatını ortaya koyabilmiş olanlara yer veriyor ve onların bu erdemli duruşlarına tarih huzurunda şahitlik ediyor.
![]() |
| Jean Calvin |
Calvin Protestanlığın önder din adamlarından biridir. Cenevre’de Kendi yorumladığı şekliyle Hristiyanlığı uygulamaya çalışmıştır. İlk zamanlar daha ılımlı görünen Calvin gücünü artırdıkça sertleşmiş ve farklı görüşlere olan tahammülsüzlüğünü işkenceler, cinayetler, sansürler olarak ortaya koymaya başlamıştır. Bunun en trajik örneği şudur; 1553 yılında İspanyol din adamı ve bilgin Miguel Serveto dini anlamda Calvin’e muhalefet etmesinden dolayı yakılarak idam edilmiştir. Serveto’ya ceza uygulanmadan hemen önce halkın önünde inancını düzeltmesi ve Calvin’in haklı olduğunu kabul etmesi istenmiştir. O böyle bir anda dahi olabildiğince yüksek sesle ve net bir duruşla bunu reddetmiştir.
![]() |
| Miguel Serveto |
Serveto’nun katli karşısında en
yüksek perdeden tepki gösteren ve bununla ilgili halkı da aydınlatmayı
amaçlayan Sebastian Castellio isimli bir din bilgini konuyla ilgili kitapçık
yayınlar ve orada şu enfes sözü ifade eder; “Bir
insanı öldürmek, asla bir öğretiyi savunmak demek değildir: Bir insanı öldürmek
demektir. Cenevreliler, Serveto’yu idam ederken bir öğretiyi savunmadılar, bir
insanı kurban ettiler; lakin insan, inancına olan sadakatini bir başka insanı
yakarak değil, aksine, inancı uğruna yakılmayı göze alarak açıklamış olur.” Lakin
derhal sansür devreye girer ve sesi kısılır. Halkın bu sese kulak vereceğinden
endişe edenler tarihin her döneminde olduğu gibi burada da tam zamanında devreye
girmişlerdir. Ancak şunu unutur sansürcüler hakikatin er veya geç ortaya çıkma
gibi bir huyu vardır. Bu kitapçık bir asır sonra bastırılacaktır.
![]() |
| Sebastian Castellio |
Vazgeçebilmek bir erdemdir. Arzu etmek duyguların harekete geçmesi ile çoğu zaman aklı da devreden çıkararak teşekkül eden bir durumken; vazgeçmek üzerine kafa yorulan, bilinçli bir tercihtir. Bir düşünce eylemidir. Vazgeçmek hemen hemen tüm inanışlarda da kutsal görülmüştür. Hakkından feragat edip paylaşmak veya nefsinin isteklerinden vazgeçebilmek dinlerce övülen bir davranış olagelmiştir. Sevilen ve sahip olmak istenen veya sahip olunan kıymetlerden düşünce uğruna, inanç uğruna, değerler uğruna feragat edebilmek ise tarih boyunca çok az insana nasip olmuş bir talihliliktir. Bir insanın bu değerleri için özellikle de hayatından vazgeçmesi daha da büyütür o insanı. Hele hele ölüm korkusunun her tarafını sardığı anlarda, son nefeslerinde bile dimdik durup nedamet getirmeden bu dünyaya veda etmesi o insanı kıymetler üstü bir kıymete ulaştıracak, tarihe altın harflerle adını yazdıracak kutsi bir eylemdir. Bu durum fikrin, inancın, değerlerin doğru veya yanlışlığıyla, hak veya batıl olmasıyla alakalı bir durum değildir esasen. O kişinin ona ne kadar inandığı, o düşünceye kendini adayıp adamadığıyla ilgilidir.
İnsanlık ilerlemesini vazgeçmenin erdemine ulaşabilenlere borçludur.
Zevklerinden feragat edip kendini bilime, sanata adayanlar, zamanından fedakârlık
yapıp ortaya eser koyanlar, canını ortaya koyup despotlara ve zalimlere karşı
duranlar sayesinde bugün erdemler ve insani değerler hiç olmadığı kadar üst
seviyede yaşanabiliyor. Tarih kendi dönemlerinde sesleri yüksek çıkan ve
muhalif sesleri olabildiğince bastıran despotları ve bağnazları lanetle anarken,
karşılarında o dönem hakikatin cılız kalan sesi olanları bugün hayırla yâd
ediyor. Vicdan ve merhamet her daim galip gelmiştir ve gelecektir.



Yorumlar
Yorum Gönder