Kayıtlar

Geç Kalmış Bir Pandemi Yazısı

Resim
              - Bu yazı 23.Mart.2020 tarihinde yazılmıştır. -  Çinliler birisine beddua edecekleri zaman “İlginç zamanlarda yaşayasın” mealinde bir cümle kurarmış. İlginç zamanlarda yaşıyoruz vesselam. Neler olduğunu tam olarak anlamlandıramadığımız, gidişatı kestiremediğimiz, başımızın bela ve musibetten dur olmadığı tuhaf bir dönemdeyiz. 2020 yılının ilk 3 ayını geride bıraktık sayılır. Depremleri, orman yangınlarını, çığ felaketini ve pandemi yani virüs salgınını 3 aya sığdırmayı başardık. Bi göktaşı kaldı o da gelirse tam olacak diyesimiz geliyor ki Nasa, gezegenimize bi göktaşı çarpma ihtimalini açıklıyor. Evet şaka gibi, ama değil. O nedenle ilginç zamanlarda yaşama tabiri tam bize denk düşüyor galiba. Yaşadığımız bu kadar olay arasında özellikle korona virüsünün ortaya çıkması ve bir salgına dönüşmesi hayatımıza en etki edeni oldu diyebilirim. 23 Mart itibariyle tüm dünyada bir numaralı gündem korona. Ülkelere göre ölen ve enfekte olan i...

Vicdan Zorbalığa Karşı

Resim
  “Yüreği yılmadan düşen, dizleri üstünde savaşır der Seneca. Ölüm tehlikesi karşısında kılı kıpırdamayan, can verirken düşmanına yiğitçe yukarıdan bakan, bize değil talihe alt olmuştur; yenilmiş değil öldürülmüştür. En yiğit kişiler en mutsuz insanlardır kimi zaman…”  Stefan Zweig’ın Vicdan Zorbalığa Karşı kitabı Montaigne’e ait bu sözlerle başlıyor. Montaigne’in de hayatta olduğu bir dönemde, Reform hareketleri yeni başlamış, Luther ve arkadaşları Katolik kilisesinin ve engizisyon mahkemelerinin yaptığı zulümlere bayrak açmışlardır. Ancak içlerinden birisi Calvin bu defa Protestanlık uğruna aynı işkenceleri ve cinayetleri işlemeye başlamıştır. Zweig bu eserinde, Calvin’e karşı durabilmiş, fikrin namusunu korumak için hayatını ortaya koyabilmiş olanlara yer veriyor ve onların bu erdemli duruşlarına tarih huzurunda şahitlik ediyor.    Jean Calvin             Calvin Protestanlığın önder din adamlarından biridir....

KRAL AGAMEMNON VE ÇANAKKALE

Resim
  Bahriye Nazırı Rauf Bey 27 Ekim günü Limni adasının Mondros limanında demirli bulunan Agamemnon zırhlısına ayak bastığında Osmanlı devleti savunma hatları çökmüş, yüz binlerce askeriyle birlikte topraklarının büyük bir kısmını da kaybetmiş bir devlet durumundaydı. Osmanlı Devleti’ni savaşa sürükleyen İttihat ve Terakki partisi istifa etmiş, barış yanlısı Ahmet İzzet Paşa hükümeti yeni kurulmuştu. Yeni hükümetin Bahriye Nazırı Rauf Orbay dört gün süren müzakerelerin ardından 30 Ekim 1918 günü akşam saatlerinde Mondros Ateşkes Antlaşmasına imza attı.                     Romalılara ait eski bir atasözünde şöyle der; “Tarihlerini bilmeyenler, hep çocuk kalırlar” .   Tarihini bilenler çocukluktan kurtulmayı başarmış ve büyük medeniyetler kurabilmişlerdir. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda önemli bir rol üstlenmiş olan, maneviyat dünyamızın büyüklerinden Şeyh Edebali’nin ifade ettiği bir söz d...

İNSANLIK ÖLDÜ MÜ?

Resim
“Diri diri toprağa gömülen kıza, hangi günahtan dolayı öldürüldüğü sorulduğu zaman!”                                                                                                                                   Tekvir suresi / 8 – 9      Schindler'in Listesi’nde dikkatimizi çeken kırmızı paltolu kız filmde en dikkat çekici imgelerden birisiydi. Onu bir kez Nazi askerlerinden kaçıp yatağın altına saklanırken, bir de filmin sonlarına doğru yakılmaya götürülen cesetler arasında görüyoruz. Siyah - beyaz olan filmi renklendiren tek şey bu küçük kızın masumiyetidir adeta.  Aslında film tarihin her diliminde örneği görülebilecek bir vakayı...

HER HAYAT DEĞERLİDİR

“ Ben Tanrı tarafından bu devlete gönderilmiş bir at sineğiyim. Ve bu devlet, koca cüssesi nedeniyle yavaş hareket edebilen ve canlanması gereken bir attır. Ben de Tanrı’nın bu devlete musallat ettiği bir at sineği gibi bütün gün boyunca her yerde sizi uyandırıyorum, hareketlendiriyorum, azarlıyorum ve ikna ediyorum. Ve eğer Tanrı sizi düşünerek bir at sineği daha göndermezse, hayatınızın geri kalanını uyuyarak geçirirsiniz. ” Güncelliğinden bir şey kaybetmemiş olan bu sözler yaklaşık 2400 yıl önce Sokrates tarafından kendisini suçlayan aristokratlara ve Atina’nın önde gelenlerine hitaben söylendi. O bu sözleriyle birçok düşünürün, fikir adamının yaptığı gibi aydınlatma, toplumu diriltme gayretinden bahsediyordu. Sokrates’i bana çağrıştıran Steven Spielberg’in yeni filmi Casuslar Köprüsü oldu. Avukat  James Donovan ’ın verdiği mücadeleyi izledikten sonra adil yargılanma hakkının ihlal edildiği tarihi örnekleri anımsadım. Film soğuk savaş döneminde adil yargılanma hakkı için mücade...

İLK UÇAN İNSAN!

Resim
852 yılında gözüpek bir adam, Armen Firman, Kurtuba'da bir kuleden uçmaya karar verir. Birtakım çıtalar ve kumaştan yaptığı 'kanatlar' ile kuleden atlamış, uçamamış ama yere yavaş düştüğü için ölmemiştir. Böylelikle paraşüt bulunmuştur. Armen Firman Birçok yara ve hasarla kurtulur, fakat o sırada orada bulunan genç İbn Firnas onu görür.    İbn Firnas 875'te bir planör inşa eder ve kendini kuleden roket gibi fırlatır. Uçuş büyük oranda başarılıdır ve kalabalık bir insan grubu tarafından izlenmiştir. İbn Firnas, planörün kuyruk kısmında yeterli önlem almamış, manevra için kuyruğu yeterli tasarlamamıştı. Bundan dolayı da, inişi biraz sert oldu, sırtını incitti.  Sonrası hakkında bilgi yok. Yani işin gerçeği dünyada ilk uçağı yapan Endülüslü bilgin Abbas Bin Firnas’tır. İşin ilginç yanı İbn-i Firnas'ın bu başarısı Batı'da uçak yapıp uçmayı başaran Wright Kardeşler ‘den 1023 yıl öncesine rastlamaktadır.   Müslüman toplumlar günümüzde bilimde iyi bir görüntü verm...